Diyanet O İddiayı Yalanladı: Eski AK Partili Vekilden Bir Açıklama Daha Geldi

Eski AK Parti Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın 'Süleymancılar' cemaatine yönelik operasyona engel olduğunu hatta Erbaş'ın kendisi ile görüşürken bunu ağzından kaçırdığını iddia etmişti. Diyanet İşleri'nden yapılan yazılı açıklamada ise Denizolgun'un iddiasının iftiradan ibaret olduğu belirtilmiş, Denizolgun hakkında suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmişti.

DENİZOLGUN'DAN BİR HAMLE DAHA GELDİ

Diyanet'ten yapılan yazılı açıklama sonrası eski vekil Denizolgun'dan bir hamle daha geldi. Denizolgun, sosyal medya hesabından yaptığı yeni açıklamada "Diyanet İşleri Başkanlığı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin Hakkımda Yazmış Olduğu Açıklamasına İlişkin Tekzip Yazımdır" başlığı ile söz konusu iddiasının iftira ya da asılsız bilgi olmadığını belirtti.

"DİYANET'İN BASIN AÇIKLAMASI YOK HÜKMÜNDEDİR"

Diyanet'ten yapılan basın açıklamasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını ifade eden Denizolgun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Basın açıklamasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Basın açıklaması tamamıyla butlandır, yok hükmündedir ve geçersizdir. Hiçbir dediğim, asla itham değildir. İfade ettiklerim; asılsız veya iftira da değildir. Söylediklerimin tamamı gerçektir, hakikattir ve yaşanmıştır. Bütün söylediklerim; gerçeği olduğu gibi yansıtmaktadır."

"ALİ ERBAŞ DIŞINDA KİMSE MUHATTABIM DEĞİLDİR"

"Hal böyle iken, kimin yazdığı belli olmayan, ismi-cismi-imzası bulunmayan, yazılan ifadelerin gerçekle bir bağlantısı bulunmamaktadır. Panik halde, çala kalem şekilde, aceleyle ve acemice yazılmış ifadeler olduğunu düşünmekteyim. Tüm söylediklerimin tek muhatabı, Ali Erbaştır. Ali Erbaş dışında, kimse muhatabım değildir. Ali Erbaş, ihbar ve ifşa ettiklerim sebebiyle; yargılanmadan, soruşturma geçirmeden, söylediklerimin asılsız veya iftira olduğunu iddia etmek, hukuka aykırıdır. Ali Erbaş, yargılanmadan asla aklanamaz. Önce yargılanmalıdır. Yargı kararı kesinleşinceye kadar da, kimse Ali Erbaşı hukuka aykırı bir biçimde savunamaz."

"KONUŞTUKLARIMIZA ŞAHİT OLAN ÜÇÜNCÜ BİR ŞAHIS OLMADI"

"Binaenaleyh; diyanet kurumu tarafından yazılan basın açıklaması, ayrıca hukuka aykırı bir durum teşkil etmektedir. İki saate yakın, gayet güzel bir sohbet yaptığımız makam odasında; sadece şahsım ve Ali Erbaş vardı. Başka kimse yoktu. Hiç kimse bizi rahatsız etmedi. Konuştuklarımıza şahit olan, bir üçüncü şahıs olmadı. Basın açıklamasının, bu sebeple de, hiçbir anlamı yoktur. Ali Erbaşın şahsı, ihbar ve ifşa ettiklerimin; iftira veya asılsız olduğunu iddia etmek istiyorsa, özelikle iki hususu, kamuoyu önünde kanıtlamalıdır. Öncelikle; Sakaryalı iş adamı olan, Ali Erhan Kurişiinin de yakın kurmaylarından olan Recep Aşoğluyla; bağlantısını, iltisakını, ailecek görüşmelerini, hatır-gönül ilişkisinden daha derin bir ilişkilerini olduğunu inkar etmelidir. İkinci olarak; Ali Erbaş kamuoyu önünde, Cumhurbaşkanımızın cemaate 2020 tarihinde operasyon yapılması için talimat vermesine rağmen, operasyonu kendi durdurduğunu itiraf ettiği ifadelerini de, inkar etmelidir. Çünkü, makam odasında sadece ikimiz var iken, şahsıma, Ali Erbaş bu itirafı yapmıştı."

"KUYRUKLU YALAN"

"Görüşmenin nasıl gerçekleştiği konusuna gelecek olursak; Maalesef, basın açıklamasının tüm ifadeleri; asılsızdır ve gerçek dışıdır. Görüşmeyi, ısrarla bizim istememiz de, kuyruklu yalanın önde gidenidir. Ali Erbaşın, bizzat kendisi beni davet etti.  Olay şu şekilde cereyan etmiştir. Milletvekilleri, uçak yolculuğunu Vip olarak yapmaktadır. Bu sebeple; çok sayıda bakanla, bakan yardımcısıyla, genel başkan yardımcısıyla, muhalefet genel başkanlarıyla, milletvekilleriyle, külliye baş danışmanlarıyla, üst düzey bürokratlarla; uçağın ön kısımlarında yan yana çokça seyahat ettim.  Haliyle; yapılan sohbetler sebebiyle, güzel bir yol arkadaşlığı yapılmaktadır. Eğer Vip bölümünde oturan kişiyle, ilk kez muhabbet ediyorsanız, birbirinizin telefonlarını almanız ve birbirinizi davet etmeniz son derece olağan ve sıradan bir durumdur. Ali Erbaşla da, birbirimizin telefonlarını aldığımız, Ali Erbaşın şahsımı makamına davet ettiği görüşmemiz bir uçak yolculuğunun mobil araç kısmına tevafuk etmektedir. Ali Erbaş, hem telefonunu verdi, hem de makamına beni davet etti."

"ERBAŞ GEÇMİŞİNDEN VE GERÇEKLERDEN KAÇAMAYACAK"

"Makamında iki saate yakın görüştükten sonra; Ali Erbaş diyanetin düzenlediği, az sayıda vekilin davet edildiği özel programlara da şahsımı davet etti. Tüm bunların ispatını mahkemelerde yapacağız. Hatta; başka ispatlı süprizlerimiz de olacak. Artık, burç döndü. Kimse; hakikatlerden ve geçmişinden kaçamaz. Ali Erbaş da; geçmişinden ve gerçeklerden kaçamayacak. Gerçekleri gizlemek için uygulanan, eskimiş olan, önceki tüm yöntemler tarih oldu. Ayrıca; dünkü yazımda, Dedemin K.S, diyanetin lağvedileceğini öngördüğünü de yazdım. Mevcut diyanet yönetiminin; imamlarımızın, müezzinlerimizin, camiilerimizin sıkıntılarını çözemediğini bilakis dertlerini arttırdığını da, diyanet bütçesinin iptal edilmesi gerektiğini de uzunca izah ettim."